Alüminyum çevredeki hemen hemen her şeyin içinde yer alan, bedende bile bir miktar bulunan bir madde olup, yeni yazımızda alüminyuma ilişkin bilinmesi gerekenlere değiniyoruz. Dünyada en fazla bulunan metallerden biri olarak kabul edilen alüminyum, yer kabuğunun %8’ini tek başına kapsar. Alüminyum, oksijen ve silisyumdan sonra yerkabuğunda en bol bulunan üçüncü elementtir. Başka bir deyişle, bu dünyada demirden daha fazla alüminyum var ve kaynaklarımızın bugünün alüminyum tüketimi ile nesiller boyu yetecek durumda olduğunu söyleyebiliriz. Fakat buna rağmen alüminyumun saf halini bulmak sanıldığı kadar da kolay değildir çünkü alüminyumun parçaları gümüş ve altında olduğu gibi ham parçalar halinde bulunmamaktadır. Madencinin topraktan daha kolay bir şekilde alüminyum çıkarması mümkün değildir.
Alüminyumun oksijen ile bağlantısı bulunmaktadır. Oksijensiz var olamamaktadır. Oksijen dünyada en fazla bulunan madde olup, oksijenle birleşmesi engellenmediği taktirde saf halinde çıkarak alüminyum oksite dönüşmektedir. Alüminyumun oksijenle birleşmesini engellemek de zordur. Alüminyum havadaki oksijenle reaksiyona girerek onu korozyona dayanıklı hale getiren koruyucu bir oksit kaplama oluşturur. Bu, demir veya çelik gibi metallere kıyasla daha az bakım ve değiştirme anlamına gelir.
Alüminyumdaki bir parça, çeliktekinin (2,7 g/cm3) yalnızca üçte biri ağırlığındadır. Alüminyumun düşük ağırlığı, bir fabrikada veya bir şantiyede taşınmasını kolaylaştırmasının yanı sıra, nakliye sırasında daha az enerji tüketimine dönüşerek, alüminyumu yalnızca hafif ve çok yönlü bir malzeme seçimi değil, aynı zamanda ekonomik olarak da uygulanabilir bir malzeme haline getirir. Alüminyum hem ısıyı hem de ışığı yansıtır, sıcaklığı ve soğuğu örtüsünün altına hapseder. Günümüzde alüminyumlar kil veya çamur içerisinde bulunabilmektedir. İlk olarak orta doğuda çömlek ustalarınca bulunduğu kayıtlara geçen alüminyumun yalıtım işlemi eski bir kil çeşidi olan alüminyum taşıyla başlamıştır. Bu taşın büyük bir bölümü 5 m derinliklerdeki alt katmanlarda yer almaktadır.
Alüminyumun çıkarılması için, büyük bir binayı patlatabilecek güçteki dinamitlerden yararlanılmaktadır. 1 hektar kadar alan dinamit ile patlatılır ve 50 – 100 ton arasında alüminyum taşı elde edilebilir. Yine de 50 tonluk madenin 50 tona eşit olmadığını belirtmek gerekiyor. Çıkarılan maden refinelerde öğütülüp alüminyum taşının tozları Kostik madde sıvısıyla karıştırılmaktadır. Bu madde alüminyum oksiti fiziksel olarak çamurdan ayırmaktadır. Alüminyum oksit kum gibi beyaz renkte olup, parlak ve sert bir yapısı vardır. Zımpara kağıdı olarak nalburlarda satılan şey de aslında alüminyum oksittir.
Alüminyum atomu
Alüminyum atomu esnek bir yapıya sahiptir. Her yöne çekilebilmekte olan kübik bir yapısı bulunmaktadır. Bu da onun kırılmadan şekle sokulup esnetilmesine imkan tanır. Alüminyum, ileri teknoloji malzemelerde yaygın olarak kullanılmakta olan bir maddedir. Yüksek basınca dayanabilmesi sayesinde içek kutusu ve hatta bardak yapılarında kullanılabilmektedir. Alüminyumun biçimlendirilebilir yapısı için ısıtma işlemine bile gerek duyulmamaktadır. Diskler silindir pres yardımıyla esnetilmektedir ve boyunun dört katı kadar esnetilebilmektedir.