Demirden gemilerin nasıl yüzmekte ve nasıl su üstünde kaldığı hususu merak edilmekte olup, bir nesnenin yüzdürülmesi insanlar tarafından son derece erken keşfedildi. İlk olarak milattan önce 4000’li yıllarda Mısırlıların nesneleri su üzerinde yüzdürdüğü bilinmektedir. Ahşaptan yapılma olan gemilerin su üzerinde nasıl yüzebildiği hususu bilinmekte olan bir durumdur.
Demirden, Daha Doğrusu Çelikten Gemilerin Su Üzerinde Yüzmesi
Normal şartlarda bir demiri suyun üzerine bıraktığınız zaman demir batacaktır. Bu yüzden insanlar günümüzde son derece yaygın olan, adeta demir yığını halindeki gemilerin nasıl su üzerinde kalmayı başardığını merak edebilir. Suyun yoğunluğundan ağır olan nesneler suda batmakta iken hafif olanlar suyun üzerinde kalıp yüzebilmekte olup, demir yığını gemiler ise suyun yoğunluğundan daha ağır olduğundan kağıt üzerinde batacak gibi gözükselerde bu gemiler içerisinde devasa hava kütleleri barındırdıklarından su üstünde kalmayı başarmaktadırlar.
Mühendislerin gemilerin su üzerinde kalabilmesi için yoğun bir çaba sarfettiği bilinmektedir. Bu noktada hacim ve kütle kurallar önem teşkil etmektedir. Hacim bir nesnenin uzay veya evrende kaplamakta olduğu yere denilmekte olup, kütle ise nesnedeki atom miktarı olarak belirlenmektedir. Bu hususta yoğunluk atom ve madde atom miktarının cinsinin kapladığı oran olarak ifade edilmekte, demir, çelik yığın gemilerin de suyun üstünde kalması hususu yoğunluğa bağlı olmaktadır.

Arşimet İlkesi
Arşimet İlkesi, bir sıvıdaki bir nesneye uygulanan kuvvetin, nesne tarafından yer değiştiren (yoldan çekilen) sıvının ağırlığına eşit olduğunu belirtir. Bu kuvvete kaldırma kuvveti denir. Kaldırma kuvveti cismi yukarı doğru iter. Yerçekimi, nesneye (ağırlığı) nesnenin kütlesi tarafından belirlenen aşağı doğru bir kuvvet uygular. Yani yerçekimi tarafından cisme aşağı doğru uygulanan kuvvet kaldırma kuvvetinden küçükse cisim yüzer. Arşimet’in “Eureka!” Diye bağırarak sokaklarda çıplak koştuğu düşünülüyor. (“Buldum!”, Yunanca) banyosundan çıkan su miktarının vücut ağırlığına eşit olduğunu fark ettikten sonra…
Gemiler katı çelik parçaları değildir. Bunun yerine, çoğunlukla oyulmuş çelik kabuklardır. Geminin içinde her türlü bileşen var. Örneğin geminin motoru, yakıtı ve yükü içeride olabilir. Ama en önemlisi, bir geminin içinde hava vardır!
Dünya üzerinde binlerce insan taşıyabilecek kadar büyük gemiler bulunmakta olup, Wonder of the Seas isimli gemi 362 metre uzunluğu ve 18 güvertesi ile buna gösterilebilecek olan en güzel örneklerden biridir. Büyük bir şöhrete sahip olan Titanik’ten bile çok daha uzun olan gemi, bu yönüyle demir yığını gemilerin su üzerinde kalabilmesine gösterilebilecek en belirgin örnektir.
Yazınız ilk etapta onay aşamasına gireceğinden hemen görünmeyebilir.