Binanızın depreme dayanıklı olup olmadığı hususunda bilgi sahibi olmak isteyenlerin sayısı, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen iki büyük Kahramanmaraş merkezli depremden sonra artmış durumda. Yaşanan afette yüzbinlerce binanın hasar alması özellikle Hatay’da meydana gelen çok yüksek hasar oranları insanların yaşadıkları binalarla ilgili olarak şüphe içerisinde kalmasına neden oldu.
Neredeyse kimse oturduğu binanın nasıl yapıldığını bilmiyor. Örneğin kolon olduğu belirtilen yerlerde kaç demir kullanıldığı, malzemeden çalınıp çalınmadığı v.b. pek çok unsur gerekli testler yaptırılmadığı taktirde bilinemiyor. Yönetmeliklere uygun şekilde inşa edilen binalar afetlerde ayakta kalmayı başarırken dayanıksız olan binalar ise adeta tuzla buz oluyor ve insanlara da mezar hailne geliyorlar.
Oturduğunuz binanın sağlam olduğunu dşünüyor musunuz?
Şu an oturmuş olduğunuz bina sizce sağlam mı? Bu hususta Konda tarafından Aralık 2020’de yayınladığı ‘Deprem Raporu’nda yer alan verilere göre araştırmaya katılım sağlayan kişilerin %42’si yaşadığı binanın sağlam olduğu görüşünde ancak %34’lük kısmı bina hakkında bilgi sahibi olmadığını, %24’ü ise binasının sağlam olmadığını söylemekte. Binalarının kontrol ettirilip ettirilmediği sorulduğunda ise sadece %19’luk bir kısmın binasını kontrol ettiği ortaya çıkıyor. %81’lik kesim ise bina üzerinde kontrolde bulunmamış.
Türkiye depremlerin çok fazla olduğu bir ülke ve topraklarının büyük kısmının fay hatları üzerinde yer aldığı biliniyor. Bir binanın sağlam olup olmadığını anlayabilmek önem arz ediyor ve bunun için başvurulması gereken bazı yöntemler bulunuyor.
Binanın Depreme Dayanıklı Olup Olmadığını Öğrenme Yöntemleri
Bina dayanıklılığını öğrenebilmek için binanın zemini, temeli, kirişlerin durumu, duvarların durumu, kolonların durumu ve statik özelliklerin değerlendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla bu incelemelerin mühendis ve mimar gibi meslek gruplarından olan gerçek profesyoneller tarafından yapılması gerekir. Mimar ve mühendisler ön gözlem yaparak ön gözlemlerine ve binanın durumuna göre mevcut sorunların bir kısmını tespit edebiliyorlar. Sonrasında da röntgen çekme veya karot alma gibi yöntemlere başvuruyorlar ve böylece incelemelerle beraber binanın risk durumuna dair rapor düzenleniyor.
Resmi kurum veya özel şirket seçeneği
Binayı kontrol ettirmek için resmi kurumlara başvuru yapılabiliyor. Ancak seçim yaparken pek çok kişi resmi kuruma başvurulduğu taktirde yıkım kararı verilmesinden endişe ederek özel şirketleri seçiyor.
Özel şirket seçildiği zaman ilk olarak binada mimar / mühendis tarafından ön gözlem yapılıyor. Kolonlardan, kirişlerden ve döşemelerden karot alınıp alınan örnekler laboratuvar ortamında inceleniyor. Ancak karot alınması binaya yara açabileceğinden tamamen profesyoneller tarafından yapılması ve ardından gereken onarımın doğru şekilde uygulanması gerekiyor. Aksi taktirde karot alınması önerilmiyor.

Bazı denetimciler bina yapımında yer verilen demirlerin durumuna göz atıp görünmeyen bölgelerin durumunu değerlendirebilmek için binanın röntgenini çekiyor. Bunun yanında sıyırma işlemi ile korozyona uğrayan yapı elemanlarının tespiti yapılıyor ve elde edilen veriler üç boyutlu simülasyon ile rapor haline getiriliyor. Yapılan raporda hangi bölgenin zayıf, hangi bölgelerin güçlü ve depreme dayanıklı olduğu ortaya çıkarılıyor. Süreci yönetmekte olan şirketin binanın zemin durumunu ve diğer kıstasları da mutlaka değerlendirmesi gerekiyor.
Resmi kurum seçeneği
Tercihini resmi kurumdan yana yapan kişilerin bağlı oldukları belediye, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Kaymakamlık gibi resmi kurumlara başvuru sağlaması gerekmekte olup, başvuru sonrasında ekipler geliyor ve yine yukarıda anlattığımız yöntemler gibi yöntemler ile binanın testini yapıyorlar. Nihai denetim yetkisi bakanlıkta olduğu için bazen bina için tahliye veya yıkım kararı verilebiliyor. Bu karar verilmediğinde bile binada problemler var ise detaylı inceleme için yapı denetim firmalarına başvurulması isteniyor ve bu hususta bakanlıkça yetkilendirilmiş yapı denetim firmalarına başvurulması için yönlendirme yapılıyor.
Aslında tahliye ve yıkım kararları olmaksızın bina denetimi yaptırabileceğiniz belediye projeleri de bulunuyor. Mesela İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü Bina Tespiti Projesi, tamamen ücretsiz olarak binaların hasar tespitlerini uyguluyor ve 10 gün içerisinde sonuç iletiliyor. Bu yöntemde binalar riskli yapı olarak ilan edilmiyor ve tahliye kararı da çıkarılmıyor. Testin amacı tamamen kent yapı stoğu durumunu belirleyip ev sahiplerini bilgilendirmek oluyor. Ancak bu durumlarda kötü niyetli ev sahiplerinin hasarlı olduklarını bildikleri dairelerini gizlice satışa çıkarması durumu da meydana gelebiliyor.
Yazınız ilk etapta onay aşamasına gireceğinden hemen görünmeyebilir.